Kordon Kanı Bankacılığı Ve Geçtiğimiz 30 yıl.

İlk Başarılı Hematopoietik Kök Hücre Nakli

Hematopoietik kök hücre kaynağı olarak insan göbek kordon kanının kullanıldığı ilk başarılı hematopoietik kök hücre  nakli, Fransa’nın Paris şehrindeki Saint-Louis hastanesinde 6 Ekim 1988 tarihinde  yapıldı. Kök hücre nakli olan hasta, kalıtsal bir kemik iliği yetmezliği sendromu olan Fanconi anemili beş yaşında bir çocuktu. İnsan lökosit antijenleri (HLA) uyumlu kız kardeşinin kordon kanından elde edilen kök hücreler  kullanıldı. Başarılı bir şekilde gerçekleştirilen Kordon kanı kaynaklı hematopoetik kök hücre Transplantasyonu sayesinde hastalığın hematolojik belirtilerinin tam tedavisi sağlandı ve bugün sağlıklı bir biçimde hayatını sürdürmektedir. Yapılan ilk kordon kanı naklinden günümüze, kordon kanından elde edilen hematopoietik kök hücreler ve progenitör kök hücrelerinin biyolojisi hakkındaki bilgiler önemli derecede artmışıtır.

Hematolojik, metabolik, immünolojik, neoplastik ve nörolojik bozukluklar da dahil olmak üzere birçok farklı hastalığın tedavisi için hem çocuklarda hem de yetişkinlerde 40.000 üniteden  fazla kordon kanı nakli başarılı bir şekilde  gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, kordon kanı bankacılığı bünyesindeki sayı, kamu bankalarında yaklaşık 800.000 ünite,  dünya çapında özel bankalarda ise 4 milyon üniteden fazla olacak  şekilde yaklaşık 5 milyon üniteye ulaşmıştır.

Günümüzde, temel ve klinik bilimlerde çalışan araştırma ekipleri kordon kanı kaynaklı hücrelerinin kullanımını, genişletmek için farklı yollar üzerinde çalışmaktadır. Önemli noktalardan biri; enfeksiyon ve maliyet riskini potansiyel olarak azaltmaya çalışmaktır.  Hematopoetik kök hücrelerin ex -vivo sistemlerde çoğaltılması için yapılan çalışmalarda önemli araştırma konularındandır. Buna ek olarak  kök hücrelerin  kendini yenilemesini kontrol eden moleküler mekanizmalar ayrıntılı olarak üzerinde çalışılan konulardır.

Genel bir ifade ile,  farklı kök hücre kaynaklarından elde edilen kök hücrelerin farklı tıbbi uygulamalarda kullanılması yenileyici ve tamir edici tıp uygulamalarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.

Çift Ünite Kordon Kanı Nakli

Çift ünite nakli kavramı başlangıçta ex -vivo çoğaltma etkinliğini değerlendirmek için bir strateji olarak önerilmiştir. Spesifik olarak, bu yaklaşım, çoğaltılmış hücrelerin yamalanma potansiyeline sahip olması halinde, bir birimi  güvenlik önlemi olarak, ikinci birimi ise destek ürün olarak düşünülmüştür. Nakil edilen üniteler genetik olarak farklı iki farklı vericiden olduğu için, çoğaltılma yada destek  birimin hematopoietik yeniden yapılanmaya katkısı uzun vadede izlenebilmektedir. Bununla birlikte çift ünite kordon kanı nakli, özellikle yeterli dozda tek bir üniteye sahip olmayan erişkinler içinde umut olmuştur. Yapılan çift ünite kordon kanı nakillerinde tam yada kısmi uyumlu üniteler kullanılabilmektedir. Çift ünite nakiller kordon kanı bankacılığı ve kordon kanı nakli uygulamalarında önemli bir dönüm noktası olmuştur.

Hematopoetik Kök Hücre Nakli Dışındaki Uygulamalar:

Özellikle 2007 yılından sonra kordon kanı içindeki mezenkimal kök hücreler ve klinik uygulama potansiyelleri detaylı bir şekilde araştırılmaktadır. Genel bir ifade ile,  farklı kök hücre kaynaklarından elde edilen kök hücrelerin farklı tıbbi uygulamalarda kullanılması yenileyici ve tamir edici tıp uygulamalarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Çalışmalar her geçen gün artarak devam etmektedir.

Kaynak: Bone Marrow Transplant. 2019 May 14. doi: 10.1038/s41409-019-0546-9.

kordon-kani-etkisi

Yeni Nesil Kordon Kanı Bankaları; Hematopoetik Transplantasyon Ve Ötesi!

Kordon kanının  (benzersiz ) özellikleri:

Doğumdan sonra plasental (kordon dokusu) dokularda kalan belli bir miktar kan (umblical ven) damardan venöz kan alma (steril iğne yardımıyla kan alma işlemi) yoluyla elde edilebilir. Bu fetal kanın (kordon kanının)  kendine has hücresel ve yapısal özellikleri vardır.

Tanımlanmış ilk özelliği, yüksek sayıda hematopoetik progenitör (kordon kanı kan yapıcı kök hücresi) kök hücre içermesidir. Bu hücreler kordon kanından kolaylıkla elde edilebilir, özellikle kemik iliği naklinin önemli bir aşaması olan yamalanma (engrafment) ve sonrasında kemik iliğinin fonksiyonel olarak işlev görmesi ve sürdürülebilirliği için önemli bir rol oynar.

Bunun dışında , fetal kan (kordon kanı) eşsiz bir lenfosit (immün/bağışıklık sistem hücreleri)  profilini içinde barındırır. Lenfositlerin çoğu saf düzenleyici T hücreleri olarak görev yapmaktadır. Bu lenfosit popülasyonu çok çeşitlidir ve çoğalma ve fonksiyonel farklılaşma kabiliyetine sahiptir. Bu benzersiz özellikler fetal (kordon kanı kaynaklı) lenfositleri cazip  hale getirir. Allojenik (kişinin kendisine değil başkasına uygulanması) hücresel tedavi için son derece kullanışlı bir  kaynak olarak fetal kan (kordon kanı) ulaşılması ve saklanabilmesinden dolayı önemli tercih sebebidir. Bu özelliklere ek olarak anti-enflamatuar özellikleri, doğal oksijen taşıyıcısı olarak fetal hemoglobin içermesi kordon kanını taransplantasyon dışında da kullanılabilmesini sağlamaktadır.

Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi yazımızdan kordon kanıyla tedavi yöntemlerinde ki farklılıkları görebilir ve farklı bilgiler edinebilirsiniz.

Kordon Kanı Kaynaklı Hematopoetik Kök Hücre Transplantasyonu

Dünya çapında 40.000’den fazla kordon kanı nakli başarılı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Kordon kanı Tam  HLA uyumu gerektirmeden de  transplantasyon yapılmasına izin verdiği ve uzun süre saklanabildiği için diğer  hematopoetik kök hücre kaynaklarına göre ön plana çıkmaktadır. Ayrıca  düşük akut ve kronik Graft-versus-host hastalığı (GVHD) oluşmaması için immünmodulatuvar etkisinden dolayı  nakil başarısı üzerine önemli katkılar sunmaktadır. Bunun dışında haploidentik (yarı HLA uyumlu) nakillerde de önemli gelişmelerin olması transplantasyon tıbbi için daha başarılı sonuçlara ulaşılabilmesi için önemli bir basamak olarak değerlendirilmektedir.

kordon-kani-etkisi

Kordon kanının immünteropetik etkisi

(Kaynak: TRANSFUSION 2019;00;1–3   doi:10.1111/trf.15466 )

Türkiye’de Kanıta Dayalı Transplantasyon Verileri

Türkiye’de Pediatrik Olgularda Kordon Kanı Nakilleri Deneyimi;

Ülkemizde, bugüne kadar pediatrik kemik iliği transplantasyonu (KİT) veri tabanına kayıtlı 4,532 transplantasyonunun 276’sında KK ürününün kullanıldığı görülmektedir. Özellikle talasemi majörlü hastalarda (70 hasta) kardeş vericiler ile yapılan nakillerde daha iyi bir yamalanma sağlanması için kemik iliği (Kİ) ürünü ile birlikte kullanıldığı görülmektedir.

Kordon  kanı ile yapılan nakillerde, hastaların yaş ortalaması 4,93+4,37, ortanca yaş ise 4,0’dır. Bağışçıların  %58,5’i akraba dışı, %41,5 ise kardeş vericilerden oluşmaktadır. Tüm allojenik nakiller içinde kök hücre kaynağı olarak en çok Kİ (%60,1), daha sonra periferik kök hücre (%31,0) ve kordon kanı (%7,03) kullanılırken, akraba dışı verici uygulamalarında Kordon kanı’nın %20,7 gibi  yüksek bir  oranda tercih edildiği görülmektedir. Özellikle çocuklarda, akraba dışı  uygulamaları ile birlikte Kordon kanı nakillerinin giderek artacağı ön görülmektedir.

Kordon kanı nakli yapan pediatrik merkezler

Kordon kanı nakli yapan pediatrik merkezler

Tablo 1. de görüldüğü üzere ülkemizde yapılan kordon kanı nakillerinin çok önemli bir kısmında Babylife kordon kanı bankası olarak doğrudan ve dolaylı katkımız bulunmaktadır. Kurulduğumuz günden bugüne kadar ülkemizdeki birçok kemik iliği merkezine kordon kanı göndermekten dolayı son derece mutluyuz. İki binli yılların başında Ege Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakülteleri ile birlikte önemli çalışmalara imza attık. Tabloda nakillerin çok büyük bir bölümünde bu iki üniversitenin katkısı olduğu da dikkat çekmektedir.

(Kaynak : Türk Hematoloji Derneği ; Hematolog Dergisi 2016:6 1)

Search

+
WhatsApp chat