kök hücre tedavisi

Kök Hücre Tedavisi

Kök Hücre Nedir?

İnsan vücudunu oluşturan yaklaşık 200 farklı tipte hücre bulunmaktadır. Bu hücrelerin yapı ve fonksiyonlarının birçok açıdan benzer olduğu bilinmekle birlikte sadece kendilerine has davranış ve fonksiyonları da bulunmaktadır. Bu hücre tiplerinin belirli bir bölünme kapasitesi bulunur genellikle bir fonksiyon için özelleşme eğilimindedir. Bu sayede doku ve organlar fonksiyonlarını sorunsuz sürdürebilmektedir. Bu hücrelerin dışında kendi kendini yenileme ve farklılaşma gibi iki temel özelliğe sahip hücrelerde bulunmaktadır. Bu iki temel özelliği taşıyan hücrelere ‘ kök hücre’ denilmektedir. Bu özellikleri sayesinde tıbbi açıdan da önem arz etmektedirler.

Klinik anlamda ilk uygulamalar hematopoetik kök hücreler üzerinde olduğu için kısa sürede, bu konuda çok sayıda veriye ulaşma şansı doğmuştur. Sağlıklı bir insanda kan ve immün sistem hücreleri kemik iliğinde üretilip dolaşım kanı ve dokulara gönderilir. Ağırlık olarak bakıldığında kemik iliği vücudun ağır organlarındandır, yaklaşık ağırlığı karaciğere yakındır. Normal hematopoezde (kan yapıcı kök hücreden olgun kan ve immün sistem hücrelerinin kontrollü bir şekilde üretilmesi) günlük milyarlarca hücre üretilir. Bu açıdan bakıldığında kemik iliği en aktif organlardandır. Kemik iliğinin en önemli hücreleri hematopoetik kök hücre ve mezenkimal kök hücrelerdir.

kök hücre tedavisi, kök hücre nedir, kök hücre, kök hücreler, kök hücre tadavisi nasıl yapılır, kök hücre bağışı, kök hücre tedavisine başlamadan önce bilinmesi gerekenler,

Kök hücre tedavisini tanımlarken öncelikle standart tedavi ve henüz klinik araştırma düzeyinde olan tedavi seçenekleri olarak ikiye ayırmakta fayda vardır.

Hematopoetik Kök Hücre

Hematopoetik kök hücreler yaşam boyu hematopoezin sağlanması için gereklidir. Hematopoetik kök hücreler hematopoez dışında da doku hasarlarının tamirinde rol oynarlar. Hematopoetik kök hücrelerin yaşam boyu fonksiyonlarını devam ettirebilmeleri, kemik iliğinde “niş” adı verilen özellikli mikroçevrede yerleşmeleri ve zararlı etkilerden kaçmaları ile mümkün olmaktadır. Bu ortamda Hematopoetik kök hücreler, istirahat halinde Kök hücre tedavisi havuzunda hücre sayısını sabit tutmaya çalışırlar. Ayrıca belirli aralıklarla hücre döngüsüne girerek homeostaz için gerekli hematopoetik hücre ihtiyaçlarını karşılarlar. Streste ise artan ihtiyacı karşılamak üzere devamlı döngüde kalırlar.

Hematopoetik kök hücreler, kemik iliğinde karşılıklı sinyaller tarafından düzenlenmektedir. Bu sinyaller hücrelerin sessiz kalmasını, kendini yenilemesini ya da mikroçevreden çıkarak farklılaşmasını belirler.

Mezenkimal Kök Hücre

Kemik iliği mikroçevresi, hematopoetik kök hücreler yanında mezenkimal kök hücre, endotel projenitör hücre, farklı dokulara ait kök hücrelere de ev sahipliği yapmakta; patolojik durumlarda rejeneratif amaçlı kök hücre trafiğini düzenleyerek kritik görev üstlenmektedir. Kemik iliği hücreleri laboratuvar ortamında kültür kaplarında kültüre edildikleri zaman plastik kültür kaplarına yapışan hücrelerin kemik iliği stromal hücreleri olduğu tespit edilmiştir.

Mezenkimal kök hücreler esas olarak, erişkin tip kök hücrelerdir. Stromal kökenli olmaları nedeniyle genel anlamda “destek hücresi” özelliği taşımaları, mezenkimal kök hücrelerin tıbbın birçok alanında kullanım potansiyelinin temelini oluşturmaktadır. Mezenkimal Kök Hücreler: Hücre Tedavisi Ve Rejenerasyon Potansiyeli yazımızdan farklı bilgiler edinebilirsiniz.

Yağ, kemik, kıkırdak, kas, tendon, ligament, sinir gibi hücrelere farklılaşabilir. Bu hücreler ilk kez Fridenstein isimli araştırmacı tarafından tanımlanmışlardır. Fridenstein, FCS (fötal buzağı serumu) kullanılarak yapılan kemik iliği kültürlerinde tutunma yeteneği gösteren, morfolojik olarak fibroblastlara benzeyen hücre kolonilerinin bulunduğunu ve bunların kemik ve yağ hücrelerine farklılaşma yeteneğine sahip olduklarını göstermiştir. Yıllar sonra yapılan çalışmalarda bu hücrelerin hematopoetik özellikte olmayan multipotent kök hücreler olduğu, her üç germ yaprağından köken alan hücrelere farklılaşma yeteneği bulunduğu ortaya konmuştur.

Kök Hücre Tedavisi Nedir?

Kök hücre tedavisini tanımlarken öncelikle standart tedavi ve henüz klinik araştırma düzeyinde olan tedavi seçenekleri olarak ikiye ayırmakta fayda vardır. Kök hücrenin standart tedavide kullanılması hematopoetik kök hücrelerin kemik iliği nakli amacıyla kullanılması ile başlar. Hematopoetik kök hücreler klinik olarak 1950’lerden beri kullanılmaktadır. Kemik iliğinin benign hastalıklarında (Edinsel ağır aplastik anemi, Fankoni anemisi, Talasemi majör, Orak hücreli anemi gibi) terapötik ve malign rahatsızlıklarında kullanıma rutin olarak girmesi yetmişli yıllara doğru olmuştur. Yılda artık yüz bine yakın hematopoetik Kök hücre tedavisi yani nakli yapılabilmektedir. Kemik iliğinin bir diğer önemli hücre grubu olan mezenkimal kök hücrelerde klinik uygulamalarda son dönemde yer almaktadır.

Mezenkimal kök hücreler stromal kökenli multipotent hücrelerdir ve rejenerasyon sürecinin önemli bileşenleridir. Bu hücrelerle klinik deneyim ise en fazla hematopoetik Kök hücre tedavisi alanında olmuştur. Kök hücre tedavisi nakil sonrası hematopoezin desteklenmesinde rol aldıkları ve akut graft versus host hastalığında terapötik role sahip oldukları bilinmektedir. Mezenkimal kök hücreler, rejeneratif özellikleri nedeni ile kemik, kıkırdak, tendon, kas tamirinde ortopedik amaçlı, beta adacık hücrelerin rejenesyonunda endokrin amaçlı, kardiyak hasarların giderilmesi amaçlı en sık üzerinde çalışma yapılan alanlardır.

Kök hücre tedavisi yara iyileşmesi, oral patolojiler ve sistemik hastalıkların oral patolojileri, periferik arter hastalığına bağlı iskemiler, multipl skleroz, başta olmak üzere bazı nöral hastalıklar ve bazı retinal hastalıklarda, otizm tedavisinde rejeneratif amaçlı kullanımı ve bu uygulamalara yönelik çalışmalar mevcuttur. Mezenkimal kök hücreler başta rejeneratif amaçlı olarak yukarıda belirlenen hastalıklar ve inflamatuar/otoimmün hastalıklar olmak üzere birçok hasar durumunda uygulanması potansiyel bir yöntem olarak ortaya çıkmıştır. Klinik uygulamalarda mezenkimal kök hücreler genellikle intravenöz infüzyonla verilmekte ve güvenli olduğu kabul edilmektedir.

kök hücre tedavisi, kök hücre nedir, kök hücre, kök hücreler, kök hücre tadavisi nasıl yapılır, kök hücre bağışı, kök hücre tedavisine başlamadan önce bilinmesi gerekenler,

Kök hücre tedavisi,  denilince günümüzde standart tedavi olarak hematopoetik kök hücre nakli ya da kemik iliği nakli olarak adlandırılan tedavi seçeneği ifade edilmektedir.

Kök Hücre Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kök hücre tedavisi nasıl yapılır? sorusuna kök hücre tedavisi, denilince günümüzde standart tedavi olarak hematopoetik kök hücre nakli ya da kemik iliği nakli olarak adlandırılan Kök hücre tedavisi seçeneği ifade edilmektedir. Bu tedavi dışındaki uygulamalar henüz klinik araştırma aşamasında olan tedavi seçenekleridir. Hematopoetik kök hücre nakli tedavisindeki temel prensip, kan yapımından sorumlu hematopoetik kök hücre ve/veya sonraki farklılaştığı hücre aşamalarında meydana gelen durumların düzeltilmeye çalışılması olarak özetlenebilir.

Kök hücre kaynağına göre temel olarak ikiye ayrılır.

  • Otolog Kök Hücre Nakli : Otolog (kişinin kendisinden elde edilen kök hücrenin kullanımı) kök hücre transplantasyonunun en yaygın kullanım alanını hematolojik hastalıklar oluşturmaktadır. Özellikle multipl myeloma (MM) ve lenfomalar bu tedavi seçeneğinin en yoğun kullanıldığı hastalık gruplarıdır. Kök hücre tedavisi, hastalara çok daha yüksek doz kemoterapi uygulayabilmek ve bu arada oluşacak olan kemik iliği hasarının hastanın kendisinden elde edilmiş kök hücreleri aracılığı ile alt edilmesi esasına dayalıdır.
  • Allojenik Kök Hücre Nakli: Allojenik(HLA antijenleri uyumlu başka bir kişiden elde edilen kök hücrenin kullanımı) kök hücre nakli  konjenital veya sonradan gelişen birçok hematolojik hastalıklarda ve kanserlerinde kür sağlayabilen etkili bir tedavi yöntemidir.

Hazırlama rejimi: Otolog veya allojeneik transplantasyon öncesi kemoterapi, radyoterapi ve biyolojik tedavi kombinasyonlarının antineoplastik veya immunsupresif ajan olarak kullanımı ‘hazırlama rejimi’ olarak adlandırılır. Hazırlama rejimi hemopoetik transplantasyonda önemli rol oynar.

 

Klinikte Kullanılan Kök Hücrelerin Temel Kaynağı;

1- Kemik iliği

2- Mobilizasyon sonrası periferik kan

3- Kordon kanı

4-Kordon dokusu/ Gmbek bağı

5- Yağ Dokusu ( Henüz Araştırma Düzeyinde)

Kök Hücre Tedavisi Hangi Hastalıkların Tedavisinide Kullanılır?

  • Kan Hastalıkları

Acute Myelofibrosis ,Agnogenic Myeloid Metaplasia (Myelofibrosis),Amyloidosis,Aplastic Anemia (Severe),Beta Thalassemia Major,Blackfan-Diamond Anemia, Congenital Amegakaryocytic Thrombocytopenia (CAT), Congenital Cytopenia, Congenital Dyserythropoietic Anemia, Dyskeratosis Congenita, Essential Thrombocythemia, Fanconi Anemia, Glanzmann’s Thrombasthenia, Myelodysplastic Syndrome, Paroxysmal Nocturnal Hemoglobinuria (PNH), Polycythemia Vera, Pure Red Cell Aplasia, Refractory Anemia with Excess Blasts (RAEB), Refractory Anemia with Excess Blasts in Transition (RAEB-T),Refractory Anemia with Ringed Sideroblasts (RARS), Shwachman-Diamond Syndrome, Sickle Cell Disease,

  • Kanser

Acute Biphenotypic Leukemia,Acute Lymphocytic Leukemia (ALL),Acute Myelogenous Leukemia (AML), Acute Undifferentiated Leukemia, Adult T Cell Leukemia/Lymphoma, Chronic Active Epstein Barr, Chronic Lymphocytic Leukemia (CLL), Chronic Myelogenous Leukemia (CML), Chronic Myelomonocytic Leukemia (CMML), Ewing Sarcoma, Hodgkin’s Lymphoma, Juvenile Chronic Myelogenous Leukemia (JCML),Juvenile Myelomonocytic Leukemia (JMML),Myeloid/Natural Killer (NK) Cell PrecursorAcute Leukemia,Non-Hodgkin’s Lymphoma,Prolymphocytic Leukemia, Plasma Cell Leukemia, Leukocyte Adhesion Deficiency, Multiple Myeloma, Neuroblastoma, Rhabdomyosarcoma, Thymoma (Thymic Carcinoma), Waldenstrom’s Macroglobulinemia, Wilms Tumor,

  • Bağışıklık Sistem Hastalıkları

 Adenosine Deaminase Deficiency (SCID),Bare Lymphocyte Syndrome (SCID), Chediak-Higashi Syndrome (SCID), Chronic Granulomatous Disease, Congenital Neutropenia DiGeorge Syndrome,Evans Syndrome, Fucosidosis, Hemophagocytic Lymphohistiocytosis (HLH), Hemophagocytosis Langerhans’ Cell Histiocytosis (Histiocytosis X) IKK Gamma Deficiency (NEMO Deficiency) Immune Dysregulation, Polyendocrinopathy, Enteropathy, X-linked (IPEX) Syndrome, Kostmann Syndrome (SCID),Myelokathexis  Omenn Syndrome (SCID), Phosphorylase Deficiency (SCID),Purine Nucleoside (SCID), Reticular Dysgenesis (SCID), Severe Combined Immunodeficiency Diseases (SCID), Thymic Dysplasia, Wiskott-Aldrich Syndrome, X-linked Agammaglobulinemia, X-Linked Hyper IgM Syndrome, X-Linked Lymphoproliferative Disorder

  • Metabolik Hastalıklar

Congenital Erythropoietic Porphyria (Gunther Disease), Gaucher Disease, Hunter Syndrome (MPS-II),Hurler Syndrome (MPS-IH), Krabbe Disease, Lesch-Nyhan Syndrome, Mannosidosis, Maroteaux-Lamy Syndrome (MPS-VI), Metachromatic Leukodystrophy, Mucolipidosis II (I-cell Disease),Neuronal Ceroid Lipofuscinosis (Batten Disease),Niemann-Pick Disease,Sandhoff Disease, Sanfilippo Syndrome (MPS-III),Scheie Syndrome (MPS-IS), Sly Syndrome (MPS-VII),Tay Sachs, Wolman Disease, X-Linked Adrenoleukodystrophy,

 

Kök Hücre Bağışı Nasıl Yapılır?

Kök hücrenin, kişinin kendisi için ileride kullanılmak üzere bağışlanması, saklama masraflarını karşılaması koşulu ile gerçekleştirebilir. Dünyada ve Ülkemizde bu amaçla kullanılan kaynaklardan en önemlisi kordon kanı ve göbek bağıdır. Sağlık Bakanlığının yayınladığı yönetmelikler ışığında bu işlem teknik altyapısı uygun merkezlerde Bakanlığın denetiminde yapılmaktadır.

Temel Basamaklar;

Ülkemizde kordon kanı ve dokusunun tıbbi ve hukuki çerçevesini belirleyen iki ana mevzuat bulunmaktadır, bu sağlık hizmetini sağlayan merkezler bu çerçeve içerisinde faaliyetlerini sürdürürler.

(1)İnsan doku ve hücre ürünlerinin ruhsatlandırılması ve bu ürünlerin üretim, ithalat, ihracat, depolama ve dağıtım faaliyetlerini yürüten merkezler hakkında tebliğ (4 Nisan 2014  Resmî Gazete Sayı: 28962)

2) Kordon kanı bankacılığı yönetmeliği (Resmi gazete tarihi: 05.07.2005 resmi gazete sayısı: 25866 )

Özetle:

1- Gebeliğin son iki ayı içinde anne HbsAg, HCV, HIV, VDRL testlerini yaptırır.(Kadın doğum doktoru bu testleri ister)

2- İlgili sözleşme ve onam formları ile kordon kanı ve doku toplama kiti banka tarafından aileye teslim edilir.

3- Doğumdan* hemen sonra (1-2 dak. İçinde) Kan ve Doku,  Kadın doğum uzmanı tarafından alınır ve banka görevlisine bankaya ulaştırılmak üzere teslim edilir.

Doğum şekli (normal doğum / sectio ) kordon kanı alımı için herhangi bir fark yaratmamaktadır. Her iki doğum şeklinde de kordon kanı ve dokusu güvenli bir şekilde toplanabilir.

4- Bankaya ulaşan kan ve dokudan hücresel ve mikrobiyolojik kalite kontrol testleri yapılır.

5- Uygun olan kan ve doku kalıcı saklamaya alınır *.

  • Saklama süresi kordon kanında 23,5 yıl olarak literatürde kanıta dayalı tıp verisi bulunmaktadır.
  • Kordon doku bankacılığı henüz gelişmekte olan bir süreç olduğu için saklama süresi ile ilgili literatür bilgisi kanda olduğu gibi bulunmamaktadır. Bununla birlikte doku daha dayanıklı olduğu için kana göre daha uzun süre saklanabileceği düşünülmektedir.

 

Kök Hücre Tedavisine Başlamadan Önce Bilinmesi Gerekenler

Kök hücre tedavisinin ‘standart tedavi’ olarak kabul edilen uygulaması kemik iliği nakli olarak da isimlendirilen hematopoetik kök hücre naklidir. Bunun dışındaki uygulamalar henüz klinik araştırma düzeyindeki tedavi seçenekleridir. Klinik araştırma aşaması standart tedaviye geçilmeden önceki aşamaları kapsar. Yeteri kadar veriye ulaştıktan sonra ve belirli aşamalar (faz çalışmaları) tamamlandıktan sonra tedavi protokolleri belirlenir.

Kök hücre kavramı ve çeşitlerine bakıldığında her birinin kendine has avantaj ve dezavantajları olduğu görülmektedir. Kök hücre tedavisi potansiyeli ile ilgili önemli klinik öncesi ve klinik çalışmalar göz önüne alındığında, kök hücre tedavisi doku onarımı için önemli bir yaklaşım olduğu görülmektedir.  Doku onarımı için kök hücre terapisinin gelişimi öncelikle kök hücrelere, özellikle de mezenkimal kök hücrelere dayanmaktadır.

Tanımlanan hücrelerin tümüne multipotent farklılaşma özelliği , nörolojik hastalıklar,  gastrointestinal hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar, akut ve kronik yaraların iyileştirilmesi ve farmasötik tedavisi için önemli adaylar olarak kabul edilmektedir.  Literatürdeki artan sayıdaki çalışmalar, kök hücrelerin özelliklerine,  potensi kabiliyetine ve dokuların rejenerasyonu veya onarımına yönelik uygulamalarını içermektedir. Kök hücreler, sürekli kendini yenileme yeteneği ve çok yönlülük yani farklılaşabilme yetenekleri çalışmalarda öne çıkmaktadır.

kök hücre uygulamaları

Travmatik Beyin Hasarı Ve Kök Hücre Tedavisi

Son yıllarda Travmatik beyin hasarı ve kök hücre tedavisi araştırma ve tedavi yöntemleri geliştirme denemelerinde kök hücre tedavisi önemli ilgi alanı olmuştur. Özellikle Travmatik beyin hasarı sonrasında doğal onarım ve tamir mekanizmalarına destek olmak ve tamir potansiyelini arttırmak için yeni yaklaşımlar sergilenmektedir. Başlangıç aşamasında yapılan in-vivo hayvan çalışmalarında kök hücrelerin özellikle hipoksi (doku ve hücrelerin oksijensiz kalması)  ile oluşturulan beyin hasaarı modellerinde sinir hücrelerine dönüşebilme ve hasar oluşan mikro-çevresindeki konak hücreleri koruma ve tamir etme potansiyelleri ortaya çıkarılmıştır.

Travmatik beyin hasarı sonucunda anormal nörolojik fonksiyonlar gözlenir. Bu durum çoğu zaman kafaya alınan bir darbe sonucunda oluşur ve doğrudan etki olarak kabul edilir. Bu etkinin dışında beyinde dolaylı patolojik durumlarda meydana gelir. Özellikle beyindeki damar hasarı ve oluşan inflamasyon yanıtları da beyine zarar vermektedir. Nöroinflamasyon hasar sonrası meydana gelen ikincil hücre ölümlerinden önemli oranda sorumludur. Travmatik beyin hasarı ve kök hücre tedavisi çocuklarda (0-4 yaş arası) ve yaşlılarda (65 yaş ve üstü) daha sık görülürken, çoğu araştırma yetişkinlerde meydana gelen travmatik beyin hasarı tedavisine odaklanmıştır. Yetişkinlere veya yaşlılara kıyasla, küçük çocukların sinirsel plastisiteleri (gelişmekte olan bir beynin iyileşme yeteneği) Travmatik beyin hasarı ve kök hücre tedavisi için doğal bir çözüm sunma potansiyeli taşır.

Travmatik beyin hasarı ve kök hücre uygulaması çocuklarda (0-4 yaş arası) ve yaşlılarda (65 yaş ve üstü) daha sık görülürken, çoğu araştırma yetişkinlerde meydana gelen travmatik beyin hasarı tedavisine odaklanmıştır.

Bununla birlikte, son zamanlarda yapılan çalışmalar, çocukluk çağı travmatik beyin hasarının da  gelişmekte olan beyinleri önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir. Çocukluk çağı travmatik beyin hasarının en sık nedenleri düşme, trafik kazaları ve sarsılmış bebek sendromu (6 ay veya daha küçük bebeklerde) olarak sıralanır. Travmatik beyin hasarından kaynaklanabilecek önemli bir durumda oksijenlenme yani kan akımının azalması veya tıkanması sonucu oluşan ( hipoksi iskemik ensefalopatisinde olduğu gibi) nöronal fonksiyon kayıplarıdır. Bu oran her 1000 normal doğumda 2,5 oranında görülebilmektedir.

Mezenkimal Kök Hücreler: Hücre Tedavisi Ve Rejenerasyon Potansiyeli yazılı makalemizden farklı bilgiler edinebilirsiniz..

Kök hücreler, dinlenim (eylemsizlik) sürelerinden sonra bile çoğalabilen, doku hücreleri ve organa özgü hücreler gibi özelleşmiş işlevlere sahip hücreler haline gelebilecek farklılaşmamış hücrelerdir. İki temel özelliği kendi kendini yenilemesi ve farklılaşma yetenekleridir.  Birçok hastalın doğrudan ya da dolaylı olarak tedavi edilmesinde önemli tedavi edici potansiyele sahiptir. Kök hücre tedavisinin en yaygın şekli, kan ve bağışıklık sisteminin hastalıklarını tedavi etmek için kemik iliğinden elde edilen kan kök hücrelerinin kullanılmasıdır. Kemik iliği nakli olarak isimlendirilen bu tedavi yönteminde temel amaç hematopoetik kök hücrelerin nakil edilmesidir.

Hematopoetik kök hücreler erişkin dönemde kemik iliğinde bulunduğu için tedavinin ismi genellikle kemik iliği nakli olarak ifade edilir. Kordon kanı içeriğinde bulundurduğu hematopoetik kök hücrelerden dolayı kemik iliği nakli tedavisinde önemli bir kök hücre kaynağı olarak kullanılır. Kök hücre tipleri, embriyonik, fetal, yenidoğan (örneğin, plasenta, göbek kordon kanı ve dokuları, amniyon sıvısı ve dokuları, Wharton jeli) ve yetişkin dokularda bulunmasına göre sınıflandırıla bilinir. Embriyonik kök hücreler, embriyonik gelişimin erken bir aşaması olan bir blastosistin iç hücre kütlesinden elde edilir. Yetişkin kök hücreler, hasar görmüş dokuları onarmak için farklılaşmamış somatik hücrelerdir, örneğin, kemik iliğinde bulunan hücreler gibi. Kök hücreler ayrıca, totipotent, pluripotent ve multipotent gibi farklılaşma potansiyellerine göre de sınflandırılır.

Kök hücrelerin birçok hastalıkta kullanılma potansiyelinde önemli bir etkende nakil edilebilir olmalarıdır. Otolog transplantasyon: kök hücrelerin elde edildikten sonra aynı hastaya tedavi edilmek üzere uygulandığı işlemi ifade eder. Allojenik transplantasyon:  kök hücrelerin bir donörden (alıcıya benzer HLA antijen uyumlu) toplanması daha sonra ihtiyacı olan başka bir hastaya nakil edilmesi işlemini ifade eder. Kök hücre tedavisi, beyin hasarı ve nörodejenerasyon gibi birçok hastalık için ümit verici bir tedavi olarak ortaya çıkmaktadır.

Klinik Araştırmalar:

Kök hücre uygulaması, Travmatik beyin hasarı ve kök hücre tedavisi için umut verici bir tedavi yöntemidir. Son yıllarda yapılan birkaç faz I veya II’a klinik çalışması tedavinin hastalarda güvenli ve uygulanabilir olduğunu göstermiştir (Tablo 1.)

Travmatik beyin hasarı ve kök hücre tedavisi için umut verici bir tedavi yöntemidir.

Optimal kök hücre uygulama stratejileri belirlendikten sonra gelecekteki klinik uygulamalardan başarılı yanıt alma oranları da artma eğilimde olacaktır.

Kaynak: Expert Opin Biol Ther. 2018 May ; 18(5): 515–524.

 

İnsan Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri : Karaciğer Fibrozunda İyileştirici Etkisi

İnsan Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri : Karaciğer Fibrozunda İyileştirici Etkisi

[Kaynak:  World J Stem Cells. 2019 Aug 26; 11(8): 548–564.]

Karaciğer fibrozu, hücre dışı matriksin üretim ve kontrolünün bozulması ile karakterize ağır kronik karaciğer hasarlarının yaygın bir sonucudur. Virüsler, alkol bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı ve otoimmünite (bağışıklık sistem bozukluğu) ile bu süreç tetiklenebilir. Karaciğer fibrozunun erken evrelerinde  ekstraselüler komponent  birikimi, matriks metaloproteinazlar gibi proteolitik enzimler tarafından hidrolize edilebilir. Bununla birlikte, sürekli hasar oluşumu kollajen I ve kollajen III gibi  bileşenlerinin birikmesi ile de skar dokusu birikmesi ve enflamatuar bir sürecin başlamasına yol açmaktadır. Özellikle, hepatik stellat (öncül) hücrelerinin (HSC’ler) karaciğer fibrozunda kritik bir rol oynadığını göstermiştir (Şekil 1.).

Karaciğer fibrozu, hepatik satellat hücreleri, hepatik satellat hücrelerinin süreci, fibroz oluşumu

Karaciğer fibrozu, hücre dışı matriksin üretim ve kontrolünün bozulması ile karakterize ağır kronik karaciğer hasarlarının yaygın bir sonucudur. Virüsler, alkol bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı ve otoimmünite (bağışıklık sistem bozukluğu) ile bu süreç tetiklenebilir.

Karaciğer Fibrozunda İlaç uygulamaları:

Klinik kullanımda antifibrotik etki gösterebilen etkili bir ilaç tam olarak üretilememiştir. Gerek laboratuvar gerekse hayvan deneylerinde antifibrotik etki gösterebilen çok sayıda ilaç öncülü maalesef klinik yanıt oluşturma kapasitesinden çok uzaktır. Günümüzde karaciğer nakli son evre karaciğer hastalığında tek etkili tedavi olarak uygulanmaktadır. Bu tedavi seçeneğinde ise temel sorun yeteri kadar bağışçı bulunamamasıdır. Bu önemli belirleyici nokta yeni özellikle kök hücre tedavilerin araştırılmasını bu sayede terapotik stratejilerin bu alanda bulunma ihtiyacını doğurmuştur.

 

Kordon Doku Kaynaklı Mezenkimal Kök Hücrelerin Karaciğer Hasarında Uygulanması:

Günümüzde, Mezenkimal Kök Hücreler karaciğer hastalıklarının tedavisi ile ilgili araştırmaların odak noktasına oturmuş durumdadır. Bunun en önemli sebebi kök hücre davranışı sergilemeleridir. Kök hücre özellikleri; çoklu farklılaşma potansiyeline sahip olmaları, güçlü proliferatif (çoğalma) kapasiteleri, immün regülasyon/modülasyon özellikleri ve kendi kendilerini yenileyebilir olmalarıdır. Mezenkimal Kök Hücreler kemik iliği, yağ dokusu, göbek kordonu dokusu, plasenta, kordon kanı, amniyotik sıvı, periferik kan, karaciğer, akciğer, endodontik küspe, iskelet kası  ve saç folikülleri gibi çeşitli dokulardan elde edilebilir. İnsan göbek kordonundan (Şekil 2.) elde edilmiş Mezenkimal Kök Hücrelerin etik bir zorluk yaratmaması, viral bulaşma riskinin çok düşük olması ve düşük red riskine sahip oldukları için diğer Mezenkimal Kök Hücrelere göre üstün olduğu tespit edilmiştir.

Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri, İnsan Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri, Karaciğer Fibrozunda İlaç uygulamaları, Karaciğer Fibrozunda İyileştirici Etkisi, Kordon Doku Kaynaklı Mezenkimal Kök Hücreleri

Mezenkimal Kök Hücrelerin karaciğer fibrozu gibi çeşitli karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanımı ile ilgili önemli  sonuçlara ulaşılmıştır. İnsan göbek kordonu mezenkimal kök hücreleri karaciğer fibrozunu iyileştirme kabiliyetinin önemli mekanizmaları tanımlanmıştır.

            Mezenkimal Kök Hücrelerin karaciğer fibrozu gibi çeşitli karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanımı ile ilgili önemli  sonuçlara ulaşılmıştır. İnsan göbek kordonu mezenkimal kök hücreleri karaciğer fibrozunu iyileştirme kabiliyetinin önemli mekanizmaları tanımlanmıştır. Bu mekanizmalar parakrin etkileri, hepatosit benzeri hücrelere farklılaşabilme yetenekleri ve immünmodülatör (bağışıklık sistem düzenleyici) fonksiyonlarıdır.

 

Klinik Çlışmalar:

İnsan göbek kordonu mezenkimal kök hücreleri’nin klinik pratik uygulamalarda dekompanse karaciğer sirozu ve son dönem karaciğer hasarı tedavisi için potansiyelleri araştıran çok sayıda çalışma mevcuttur (tablo 1.). Önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri, İnsan Göbek Kordonu Mezenkimal Kök Hücreleri, Karaciğer Fibrozunda İlaç uygulamaları, Karaciğer Fibrozunda İyileştirici Etkisi, Kordon Doku Kaynaklı Mezenkimal Kök Hücreleri

İnsan kordon dokusu Mezenkimal Kök Hücrelerinin klinik pratik uygulamalarda dekompanse karaciğer sirozu ve son dönem karaciğer hasarı tedavisi için potansiyelleri araştıran çok sayıda çalışma mevcuttur (tablo 1.). Önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Genel olarak, karaciğer fibrozunu iyileştirmek için İnsan göbek kordonu mezenkimal kök hücreleri uygulamalarında bir takım zorluk kalmasına rağmen, karaciğer fibrozu, karaciğer doku tamiri ve karaciğer hücre-doku  gelişim mekanizmalarının değerlendirilmesi ve ayrıca kök hücrelere ilişkin araştırmalar ile bu sorunlar çözülecektir.

Omirlik hasarı tedavisinde Kök Hücre Uygulaması: Güncel Gelişme

Japon Hükümeti Omirilik Hasarında Kök Hücre Uygulamasını Onayladı

Tedavinin araştırmacılarından olan Japonya’daki Sapporo Tıp Üniversitesi’nden beyin cerrahı Dr. Osamu Honmou, klinik uygulma ve güvenlik konularını tartışacak bilimsel bir makale yayınlamaya hazırlanıyor. Dr. Osamu Honmou  “Bence çok güvenli.” dedi. Japonya’nın regülasyonları izin verdiği için çift kör bir çalışma yapmadığını ekledi. Araştırmacılardan Dr. Fukushima:  “En önemli nokta, etkinliğinin çabuk,dramatik ve kesin olmasıdır”.

Henüz yayınlanmamış bulgulara göre  sonuçlar, son 40 gün içinde omurilik yaralanmaları yaşayan 13 kişinin tedaviye alındığı söylendi. Araştırma grubu , hastaların kök hücre infüzyonları sonrasında, bazı kayıp duyularını ve hareketlerini yeniden kazanmalarına yardımcı olduğunu buldu.

Kaynak: Nature 565, 544-545 (2019)]

Stemirac, stemirac tedaviye şartlı

aponya Sağlık Bakanlığı 2019 yılı ortalarında  ‘’Stemirac’’ adı verilen tedaviye şartlı onay verdi. Hasta kişilerden elde edilen  mezenkimal kök hücrelerin alınması ve laboratuvar ortamında çoğaltılması tedavinin birinci basamağını oluşturuyor

Japonya Sağlık Bakanlığı 2019 yılı ortalarında  ‘’Stemirac’’ adı verilen tedaviye şartlı onay verdi. Hasta kişilerden elde edilen  mezenkimal kök hücrelerin alınması ve laboratuvar ortamında çoğaltılması tedavinin birinci basamağını oluşturuyor. Klinik uygulamada, yaklaşık 50 milyon ila 200 milyon mezenkimal kök hücre (birçok hücre tipine dönüşebilen kordon kanı, göbek kordonukordon dokusunda yüksek oranda bulunan kök hücre tipi), hasarı onarabilmek için yaralanmadan 40 gün sonra intravenöz (damar içine) olarak hastalara geri verildi. Dr. Honmou, tedaviden 6 ay sonra, 13 hastanın 12’sinin, kasların kasılma ve vücudun bölümlerine dokunma hissini belirleyen uluslararası kabul görmüş bir sistem olan Amerikan Spinal Yaralanma Derneği hasarlanma ölçeğinde (impairment scale,) en az bir seviye düzeldiğini söyledi.

Araştırmacılar, kök hücrelerin, omurilik hasarını, inflamasyonu azaltmak ve mevcut sinir hücrelerini (nöronları) korumak da dâhil olmak üzere çeşitli mekanizmalarla hasarı iyileştirdiğini düşünüyor. Araştırmacılar ayrıca, hastalara laboratuvarda çoğaltılıp tekrar verilen kök hücrelerin bir kısmının sinir hücrelerine dönüştüğünü söyledi. Dr. Honmou, kendisinin ve başkalarının bu mekanizmaları daha önceden de çalışmalarında gösterdiğini ekledi.

Omurilik Hasarı:

Omurilik yaralanması ani yıkıcı bir motor (hareket) ve duyusal işlev bozukluğu olarak tanımlanır. Yaralanma seviyesinin altındaki nöronların bağlantılı olduğu bağırsak, mesane ve cinsel fonksiyonlarla ilgili fonksiyon kaybına yol açar. Bu hasarlar önceleri kazalar ve bazı spor dalları ile ilgilenen genç bireylerde daha sık görülürken son zamanlarda özellikle servikal kanal darlığı yaşayan ileri yaşlı bireylerde de görülmektedir. Sinir hasarlarının iyileşmesinde sinir hücresi büyüme faktörlerine ve sinir kök hücresine ihtiyaç duyar (şekil). Şu anda, cerrahi müdahale ve sonraki süreçte rehabilitasyon tedavi seçenekleri arasındadır.

(Kaynak: Regenerative Therapy 11 (2019) 75e80)

 Omirlik hasarı tedavisi, kök hücre, mezenkimal kök hücre, Kordon kanı, göbek kordonu, kök hücre tedavisi,

Omirlik hasarı tedavisi, kök hücre, mezenkimal kök hücre, Kordon kanı, göbek kordonu, kök hücre tedavisi,

Göbek kordonu ve kordon kanı kaynaklı mezenkimal kök hücreler:

Japonya Sağlık Bakanlığının kök hücre tedavisine onay verdikten sonra omurilik hasarında hücresel tedaviler daha sık tartışılmaya başlanmıştır. Kök hücreler vücudumuzu oluşturan 200 farklı tipteki hücreye ve o hücrelerin oluşturduğu dokulara dönüşebilme, farklılaşabilme yeteneğindedir. Omurilik hasarında en önemli sorun nöronların yani sinir hücrelerinin hasarlanması ya da işlevini tam olarak yerine getirememesidir. Kök hücreler sinir hücrelerine hem laboratuvar hem de insan vücudunda dönüşebilmektedir. Bu anlamda yenileyici ve tamir edici tıp uygulamalarında önemli yer kaplamaktadır. Kordon kanı, göbek kordonukordon dokusu önemli kök hücre kaynakları olarak ulaşılması(elde edilmesi) ve uzun süre saklanma imkânı olması bakımından ilk akla gelen kök hücre kaynaklarıdır. Gerek kordon kanı gerekse göbek kordonu önemli birer mezenkimal kök hücre kaynağıdır. Farklı klinik araştırmalarda göbek kordonundan ve kordon kanından elde edilen kök hücreler güvenli bir şekilde kullanılmıştır.

Kök Hücreler

  • Kemik iliği ve kordon kanı kaynaklı kök hücreler

Kemik iliği ve Kordon Kanı Kaynaklı Hematopoetik ve Mezenkimal Kök Hücreler

Kök hücreler, özelleşmiş (belirli bir işlev ya da işlevleri yerine getirebilmek için farklılaşmış olgun hücreler)  hücre tiplerine farklılaşabilen ve kendilerini yenileme kapasiteleri olan, organizmanın tüm hücrelerinin köken aldığı temel hücre tipleridir. Farklılaşma yeteneklerine göre sınıflandırılan kök hücrelerin bu özelliklerini temel alan sıkı denetlenen kurallı bir yapıları vardır. Temel olarak; totipotent kök hücreler zigot ve blastomerden elde edilebilir ve tüm hücre tiplerine farklılaşabilirler. Pluripotent kök hücreler, embriyonik zar haricinde tüm hücre tiplerini oluşturabilen, embriyonik gelişimin temeli olan endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarını oluşturan hücrelerdir. Pluripotent kök hücreler blastokist aşamasındaki iç hücre kitlesinden elde edilebilirler. Multipotent kök hücreler ise, kaynaklandıkları dokuya ait hücreye farklılaşma yeteneğine sahiptirler (örnek; kordon doku kaynaklı mezenkimal kök hücre, kemik iliği ve ya kordon kanı kaynaklı hematopoietik kök hücre). Bunların yanı sıra, birkaç hücre tipine farklılaşabilen kök hücreler oligopotent, sadece tek bir hücre tipine farklılaşabilen hücreler ise unipotent kök hücre olarak isimlendirilmektedir.

Kaynak: Humanbiotechnology as Social Challenge. Ashgate Publishing, 2007

 

Kök Hücre :

  1. Hücre İçi Denge Ve Düzenlenme Mekanizması:

Kök hücreler, hücre içi denge ve düzenlenme mekanizmaları ve bulundukları mikroçevreden (niş) aldıkları uyarılara bağlı olarak farklılaşabilir veya kendilerini yenileyebilmektedirler. Kök hücrelerin kapasitelerinin sinyal ileti yolakları, transkripsiyon faktörleri, hücre döngüsü düzenleyicileri ve miRNA’lar üzerinden sağlandığı ve kontrol edildiği bilinmektedir. Bu mekanizmalardan en önemlileri kök hücrelerin farklılaşmasında ve kendilerini yenilemesinde görevli olan LIF-STAT, MAP-ERK, PI3K ve Wnt gibi sinyal ileti yolaklarıdır.

  1. Kemik İliği Ve Kordon Kanı Kaynaklı Kök Hücreler:

Kordon kanı kaynaklı hematopoetik kök hücreler gerek kemik iliği/kök hücre transplantasyonu (nakil) gerekse araştırma (özellikle klinik araştırma) süreçlerinde önemli bir alanı kapsamaktadır. Kordon kanın ulaşılması kolay olması ve raf ömrünün (çok uzun yıllar kordon kanı bankalarında saklanabiliyor olması) uzun olması önemini arttırmaktadır. Hematopoetik sistem kök hücreler, progenitör hücreler ve daha olgun farklılaşmış hücrelerden oluşur. Sağlıklı bir insanda bu  sistem günde 2×1011 ve bir insanın hayatı boyunca ortalama 5×1015 eritrosit oluşturur. Bu sistemin insanın ömrü boyunca uzun süreli hücre oluşturabilme kapasitesi, HKH’lerin kendi kendilerini yenileyebilme ve daha olgun hücrelere farklılaşabilme özelliklerine bağlıdır. HKH’lerin gelişimi, farklılaşmaları, istirahate sevk edilmeleri, kendi kendini yenilemeleri ve periferik kana mobilize olmaları veya kök hücre nakli sonrasında tekrar bulunduğu mikroçevre içerisine dönmeleri, transkripsiyon faktörleri vasıtasıyla sağlanmaktadır(şekil.1 ve şekil.2)

Kordon kanı, Kordon kanı bankası

Kordon kanı kaynaklı hematopoetik kök hücreler gerek kemik iliği/kök hücre transplantasyonu (nakil) gerekse araştırma (özellikle klinik araştırma) süreçlerinde önemli bir alanı kapsamaktadır

Kordon kanı fötal (Doğum öncesi –Anne Karnında Geçen Dönem) ve erişkin dönemi de kapsayan önemli bir kök hücre kaynağıdır.

mezankimal kök, mezankimal kök hücre

Kemik iliğinde, mezankimal kök (kordon kanı ve kordon dokusu-göbek kordonu da önemli mezankimal kök hücre kaynaklarıdır)  hücrelerden (MKH) kaynaklanan osteoblast, fibroblast, adipozit gibi kemik iliği stroma hücreleri mikro çevresinin fiziksel yapılarını oluştururlar.

Mezenkimal Kök Hücreler Ve Farklılaşması:

Kemik iliğinde, mezankimal kök (kordon kanı ve kordon dokusu-göbek kordonu da önemli mezankimal kök hücre kaynaklarıdır)  hücrelerden (MKH) kaynaklanan osteoblast, fibroblast, adipozit gibi kemik iliği stroma hücreleri mikro çevresinin fiziksel yapılarını oluştururlar. Kemik iliği stroma hücreleri salgıladıkları sitokinler ve hücre hücre adezyonuyla başlatılan hücreler arası sinyallerle HKH’lerin kendi kendilerini yenileme ve farklılaşmasını düzenlerler. Kemik iliği stroma hücreleri, MKH’lerden köken alan osteoblast, endotel hücreleri, fibroblastlar ve yağ hücrelerinden oluşur.

Kaynak : Cell Death Differ 2007;14:1851-9

 

 

 

  • Klinik Uygulama

Serebral palsi de otolog kordon kanı kaynaklı kök hücre uygulaması

Serebral palsi (CP) vakalarının % 70’inin etiyolojisi bilinmemektedir. Serebral palsili çocukların % 20’sinde prematürite doğum, perinatal travma veya beyin hipoksisiyle ilişkili olabildiği, diğer sebepler arasında fetal yaşamda ortaya çıkan enfeksiyonlar ve kusurlar olduğu düşünülmektedir. Serabral palsi de otolog kordon kanı başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

  • Serebral palsi’de klinik araştırmaları durumu

Klinik araştırma sonuçları son durum:

Artan miktarda kanıt, kordon kanının  serebral palsi tedavisinde kullanılabileceğini göstermektedir. Klinik çalışmalarla (bir meta-analiz de dahil olmak üzere, 328 katılımcı içeren klinik çalışmalar) hem otolog hem de allojenik protokollerde kordon kanı  uygulamasının emniyeti ve etkinliği doğrulanmıştır. Şu anda, hipoksik-iskemik ensefalopati veya serebral tanılı çocuklarda otolog göbek kordon kanının kullanımını değerlendiren dokuz klinik çalışma  devam etmektedir. Bu çalışmalarda değerlendirilen toplam hasta sayısı 2500 hastayı aşmaktadır.

Kaynak: Int. J. Mol. Sci. 2019, 20, 2433;

 

kordon kanı, kordon kanı bankası

Mezenkimal Kök Hücreler: Hücre Tedavisi Ve Rejenerasyon Potansiyeli

Kordon kanı kaynaklı Hematopoetik kök hücreler

Kendini yenileyebilen ve her üç germ yaprağına (ektoderm, mezoderm ve endoderm) farklılaşabilen  pluripotent embriyonik kök hücrelerin(ESC) keşfedilmesinden sonra, teratom oluşum potansiyeli gibi , etik ve teknik kaygıları olduğu bulundu.

Bu durum, yetişkin (erişkin dönem) hücre  kaynaklarından alternatif multipotent kök hücrelerin aranmasına olan ilginin artmasına neden olmuştur.

Kordon kanı kaynaklı Hematopoetik kök hücreler (HSC’ler) ve mezenkimal stromal / kök hücreler (MSC’ler) gibi multipotent  insan yetişkin kök hücrelerinin, ESC’lere kıyasla etik veya güvenlik sorunları oluşturma olasılığı çok daha düşüktür.

HSC’ler tüm kan ve immün soylarını (bağışıklık sistem hücre ve bileşenleri) farklılaştırabilirler, lösemi ve kan hastalıklarının tedavisinde standart tedavi olarak kullanılmaktadır. Kordon kanı önemli bir HSC kaynağıdır.

Mezenkimal hücrelerin çok çeşitli yetişkin kaynaklardan izole edilmesinin yanı sıra, bu hücrelerin adipogenik (yağ), kondrojenik (kıkırdak), osteojenik (kemik) ve nörojenik (sinir) hücreler gibi çeşitli soylara farklılaşmaları ile ilgili çok sayıda çalışma bulunmaktadır.

Mezenkimal stromal / kök hücreler terapötik kullanımı

Mezenkimal stromal / kök hücreler terapötik kullanımı bir dizi nedenden dolayı gecikmiştir. Bunun önemli sebeplerinden biri Mezenkimal stromal / kök hücreler erişkin kaynaklardan izolasyon aşamasında,  donörde (bağışçıda) bölgesel hasar, invaziv (girişimsel) ve sıklıkla ağrılı prosedürleri içermesidir.

Ayrıca ,erişkin dönemde elde edilen hücreler laboratuvarda  daha da azalan farklılaşma ve çoğalma yeteneklerine sahiptirler. Mezenkimal stromal / kök hücreler kendini yenileme ve farklılaşma potansiyeli donör yaşı, genetiği ve çevresel strese maruz kalmasından ciddi şekilde etkilenmektedir.

Alternatif kaynak arama çalışmaları sonucunda, Mezenkimal stromal / kök hücreler göbek kordon kanı (kordon kanı) (UCB), göbek kordonu (UC) gibi perinatal kaynaklardan ve plasenta gibi fötal doku (FT) ve amniyon sıvısı gibi fetal kaynaklardan izole edilmesi sağlamıştır. Kordon kanı ve göbek kordonu oldukça zengin kök hücre içeriğine sahiptir.

Bu dokulardan (kordon kanı ve göbek kordonu) türetilen hücrelerin ayrıca adipogenik, kondrojenik, osteojenik ve nörojenik hücre soylarına farklılaştığı bilinmektedir. Bununla birlikte, yetişkin kaynaklarına benzer şekilde, perinatal ve fetal kaynaklardan türetilmiş Mezenkimal stromal / kök hücreler, kendini yenileme ve farklılaşma potansiyelinde de farklılıklar gösterir.

Göbek kordonu kaynaklı Mezenkimal stromal / kök hücreler

Son zamanlarda, insan göbek kordonu  farklı mikro-çevrelerinden izole edilmiş hücrelerde kullanılmaktadır. Mezenkimal stromal / kök hücreler, nöromüsküler ağrıların ve birçok başka hastalığın tedavisinde yardımcı olabilecek, antiapoptotik ve anti-oksidatif etkilerin yanı sıra immünomodülasyonu destekleyen bir parakrin etkiye de sahiptir.

Göbek kordonu kaynaklı Mezenkimal stromal / kök hücreler ayrıca Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, amiyotrofik lateral skleroz gibi hastalıkları tedavi etmek için terapötik potansiyelleri açısından araştırılmaktadır.

Göbek kordonu kaynaklı Mezenkimal stromal / kök hücreler türetilen kemokinlerin ve sitokinlerin (büyüme faktörleri) kullanılmasının, otoimmün (bağışıklık sistem hastalıkları) hastalık için tedavi etkinliğini arttırdığı gösterilmiştir.

Göbek kordonu kaynaklı Mezenkimal stromal / kök hücreler ile enflamatuar niş (mikro-çevre) arasındaki etkileşim, birçok farklı hastalığın tedavisi için kullanılacak potansiyele sahip olduğu gösterilmiştir.

Hücre yüzey belirteçlerinin özellikleri ve ifadesi, izole hücrelerin çoğalma ve farklılaşma kapasitelerinde farklılıklar, Mezenkimal stromal / kök hücreler immünfenotipik olarak tanımlanması ihtiyacı doğurmuştur. Göbek kordonu kaynaklı  hücrelerden farklılaşma ,  osteojenik kök hücreler, iskelet kök / progenitör kök hücreler, mezodermal kök hücreler, mezenkimal progenitör hücreler, mezenkimal stromal hücreler,  ve perisitler mezenkimal kök hücreleri gibi Mezenkimal stromal / kök hücreler ile birlikte kullanılmıştır.

Bu adlar genellikle kolaylık sağlamak veya araştırılmakta olan faaliyetlerin türü için kullanılır. Mezenkimal stromal / kök hücreler 800’den fazla klinik çalışmada kullanılmıştır.

Mezenkimal stromal / kök hücrelerlerin özelliklerindeki farklılıklar, nişlerinin, donör yaşlarının ve izolasyonlarının yanı sıra hücre kültür yöntemlerinin farklılıklardan kaynaklanmaktadır.

kordon kanı, kordon kanı bankası

Şekil 1: Önemli Kök Hücre Kaynağı olarak göbek kordonu ve kordon kanı

kçk hücre, kordon dokusu, kordon kanı, kordon kanı bankası

Tablo 1: Farklı Klinik araştırmalarda göbek kordonu kaynaklı mezenkimal kök hücrelerin kullanılması güncel çalışmalar.

Kaynak: J Tissue Eng Regen Med. 2019;1–18.

Search

+
WhatsApp chat