kordon-kani-etkisi

Yeni Nesil Kordon Kanı Bankaları; Hematopoetik Transplantasyon Ve Ötesi!

Kordon kanının  (benzersiz ) özellikleri:

Doğumdan sonra plasental (kordon dokusu) dokularda kalan belli bir miktar kan (umblical ven) damardan venöz kan alma (steril iğne yardımıyla kan alma işlemi) yoluyla elde edilebilir. Bu fetal kanın (kordon kanının)  kendine has hücresel ve yapısal özellikleri vardır.

Tanımlanmış ilk özelliği, yüksek sayıda hematopoetik progenitör (kordon kanı kan yapıcı kök hücresi) kök hücre içermesidir. Bu hücreler kordon kanından kolaylıkla elde edilebilir, özellikle kemik iliği naklinin önemli bir aşaması olan yamalanma (engrafment) ve sonrasında kemik iliğinin fonksiyonel olarak işlev görmesi ve sürdürülebilirliği için önemli bir rol oynar.

Bunun dışında , fetal kan (kordon kanı) eşsiz bir lenfosit (immün/bağışıklık sistem hücreleri)  profilini içinde barındırır. Lenfositlerin çoğu saf düzenleyici T hücreleri olarak görev yapmaktadır. Bu lenfosit popülasyonu çok çeşitlidir ve çoğalma ve fonksiyonel farklılaşma kabiliyetine sahiptir. Bu benzersiz özellikler fetal (kordon kanı kaynaklı) lenfositleri cazip  hale getirir. Allojenik (kişinin kendisine değil başkasına uygulanması) hücresel tedavi için son derece kullanışlı bir  kaynak olarak fetal kan (kordon kanı) ulaşılması ve saklanabilmesinden dolayı önemli tercih sebebidir. Bu özelliklere ek olarak anti-enflamatuar özellikleri, doğal oksijen taşıyıcısı olarak fetal hemoglobin içermesi kordon kanını taransplantasyon dışında da kullanılabilmesini sağlamaktadır.

Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi yazımızdan kordon kanıyla tedavi yöntemlerinde ki farklılıkları görebilir ve farklı bilgiler edinebilirsiniz.

Kordon Kanı Kaynaklı Hematopoetik Kök Hücre Transplantasyonu

Dünya çapında 40.000’den fazla kordon kanı nakli başarılı bir biçimde gerçekleştirilmiştir. Kordon kanı Tam  HLA uyumu gerektirmeden de  transplantasyon yapılmasına izin verdiği ve uzun süre saklanabildiği için diğer  hematopoetik kök hücre kaynaklarına göre ön plana çıkmaktadır. Ayrıca  düşük akut ve kronik Graft-versus-host hastalığı (GVHD) oluşmaması için immünmodulatuvar etkisinden dolayı  nakil başarısı üzerine önemli katkılar sunmaktadır. Bunun dışında haploidentik (yarı HLA uyumlu) nakillerde de önemli gelişmelerin olması transplantasyon tıbbi için daha başarılı sonuçlara ulaşılabilmesi için önemli bir basamak olarak değerlendirilmektedir.

kordon-kani-etkisi

Kordon kanının immünteropetik etkisi

(Kaynak: TRANSFUSION 2019;00;1–3   doi:10.1111/trf.15466 )

Türkiye’de Kanıta Dayalı Transplantasyon Verileri

Türkiye’de Pediatrik Olgularda Kordon Kanı Nakilleri Deneyimi;

Ülkemizde, bugüne kadar pediatrik kemik iliği transplantasyonu (KİT) veri tabanına kayıtlı 4,532 transplantasyonunun 276’sında KK ürününün kullanıldığı görülmektedir. Özellikle talasemi majörlü hastalarda (70 hasta) kardeş vericiler ile yapılan nakillerde daha iyi bir yamalanma sağlanması için kemik iliği (Kİ) ürünü ile birlikte kullanıldığı görülmektedir.

Kordon  kanı ile yapılan nakillerde, hastaların yaş ortalaması 4,93+4,37, ortanca yaş ise 4,0’dır. Bağışçıların  %58,5’i akraba dışı, %41,5 ise kardeş vericilerden oluşmaktadır. Tüm allojenik nakiller içinde kök hücre kaynağı olarak en çok Kİ (%60,1), daha sonra periferik kök hücre (%31,0) ve kordon kanı (%7,03) kullanılırken, akraba dışı verici uygulamalarında Kordon kanı’nın %20,7 gibi  yüksek bir  oranda tercih edildiği görülmektedir. Özellikle çocuklarda, akraba dışı  uygulamaları ile birlikte Kordon kanı nakillerinin giderek artacağı ön görülmektedir.

Kordon kanı nakli yapan pediatrik merkezler

Kordon kanı nakli yapan pediatrik merkezler

Tablo 1. de görüldüğü üzere ülkemizde yapılan kordon kanı nakillerinin çok önemli bir kısmında Babylife kordon kanı bankası olarak doğrudan ve dolaylı katkımız bulunmaktadır. Kurulduğumuz günden bugüne kadar ülkemizdeki birçok kemik iliği merkezine kordon kanı göndermekten dolayı son derece mutluyuz. İki binli yılların başında Ege Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakülteleri ile birlikte önemli çalışmalara imza attık. Tabloda nakillerin çok büyük bir bölümünde bu iki üniversitenin katkısı olduğu da dikkat çekmektedir.

(Kaynak : Türk Hematoloji Derneği ; Hematolog Dergisi 2016:6 1)

Search

+
WhatsApp chat