Kök Hücreler

  • Kemik iliği ve kordon kanı kaynaklı kök hücreler

Kemik iliği ve Kordon Kanı Kaynaklı Hematopoetik ve Mezenkimal Kök Hücreler

Kök hücreler, özelleşmiş (belirli bir işlev ya da işlevleri yerine getirebilmek için farklılaşmış olgun hücreler)  hücre tiplerine farklılaşabilen ve kendilerini yenileme kapasiteleri olan, organizmanın tüm hücrelerinin köken aldığı temel hücre tipleridir. Farklılaşma yeteneklerine göre sınıflandırılan kök hücrelerin bu özelliklerini temel alan sıkı denetlenen kurallı bir yapıları vardır. Temel olarak; totipotent kök hücreler zigot ve blastomerden elde edilebilir ve tüm hücre tiplerine farklılaşabilirler. Pluripotent kök hücreler, embriyonik zar haricinde tüm hücre tiplerini oluşturabilen, embriyonik gelişimin temeli olan endoderm, mezoderm ve ektoderm tabakalarını oluşturan hücrelerdir. Pluripotent kök hücreler blastokist aşamasındaki iç hücre kitlesinden elde edilebilirler. Multipotent kök hücreler ise, kaynaklandıkları dokuya ait hücreye farklılaşma yeteneğine sahiptirler (örnek; kordon doku kaynaklı mezenkimal kök hücre, kemik iliği ve ya kordon kanı kaynaklı hematopoietik kök hücre). Bunların yanı sıra, birkaç hücre tipine farklılaşabilen kök hücreler oligopotent, sadece tek bir hücre tipine farklılaşabilen hücreler ise unipotent kök hücre olarak isimlendirilmektedir.

Kaynak: Humanbiotechnology as Social Challenge. Ashgate Publishing, 2007

 

Kök Hücre :

  1. Hücre İçi Denge Ve Düzenlenme Mekanizması:

Kök hücreler, hücre içi denge ve düzenlenme mekanizmaları ve bulundukları mikroçevreden (niş) aldıkları uyarılara bağlı olarak farklılaşabilir veya kendilerini yenileyebilmektedirler. Kök hücrelerin kapasitelerinin sinyal ileti yolakları, transkripsiyon faktörleri, hücre döngüsü düzenleyicileri ve miRNA’lar üzerinden sağlandığı ve kontrol edildiği bilinmektedir. Bu mekanizmalardan en önemlileri kök hücrelerin farklılaşmasında ve kendilerini yenilemesinde görevli olan LIF-STAT, MAP-ERK, PI3K ve Wnt gibi sinyal ileti yolaklarıdır.

  1. Kemik İliği Ve Kordon Kanı Kaynaklı Kök Hücreler:

Kordon kanı kaynaklı hematopoetik kök hücreler gerek kemik iliği/kök hücre transplantasyonu (nakil) gerekse araştırma (özellikle klinik araştırma) süreçlerinde önemli bir alanı kapsamaktadır. Kordon kanın ulaşılması kolay olması ve raf ömrünün (çok uzun yıllar kordon kanı bankalarında saklanabiliyor olması) uzun olması önemini arttırmaktadır. Hematopoetik sistem kök hücreler, progenitör hücreler ve daha olgun farklılaşmış hücrelerden oluşur. Sağlıklı bir insanda bu  sistem günde 2×1011 ve bir insanın hayatı boyunca ortalama 5×1015 eritrosit oluşturur. Bu sistemin insanın ömrü boyunca uzun süreli hücre oluşturabilme kapasitesi, HKH’lerin kendi kendilerini yenileyebilme ve daha olgun hücrelere farklılaşabilme özelliklerine bağlıdır. HKH’lerin gelişimi, farklılaşmaları, istirahate sevk edilmeleri, kendi kendini yenilemeleri ve periferik kana mobilize olmaları veya kök hücre nakli sonrasında tekrar bulunduğu mikroçevre içerisine dönmeleri, transkripsiyon faktörleri vasıtasıyla sağlanmaktadır(şekil.1 ve şekil.2)

Kordon kanı, Kordon kanı bankası

Kordon kanı kaynaklı hematopoetik kök hücreler gerek kemik iliği/kök hücre transplantasyonu (nakil) gerekse araştırma (özellikle klinik araştırma) süreçlerinde önemli bir alanı kapsamaktadır

Kordon kanı fötal (Doğum öncesi –Anne Karnında Geçen Dönem) ve erişkin dönemi de kapsayan önemli bir kök hücre kaynağıdır.

mezankimal kök, mezankimal kök hücre

Kemik iliğinde, mezankimal kök (kordon kanı ve kordon dokusu-göbek kordonu da önemli mezankimal kök hücre kaynaklarıdır)  hücrelerden (MKH) kaynaklanan osteoblast, fibroblast, adipozit gibi kemik iliği stroma hücreleri mikro çevresinin fiziksel yapılarını oluştururlar.

Mezenkimal Kök Hücreler Ve Farklılaşması:

Kemik iliğinde, mezankimal kök (kordon kanı ve kordon dokusu-göbek kordonu da önemli mezankimal kök hücre kaynaklarıdır)  hücrelerden (MKH) kaynaklanan osteoblast, fibroblast, adipozit gibi kemik iliği stroma hücreleri mikro çevresinin fiziksel yapılarını oluştururlar. Kemik iliği stroma hücreleri salgıladıkları sitokinler ve hücre hücre adezyonuyla başlatılan hücreler arası sinyallerle HKH’lerin kendi kendilerini yenileme ve farklılaşmasını düzenlerler. Kemik iliği stroma hücreleri, MKH’lerden köken alan osteoblast, endotel hücreleri, fibroblastlar ve yağ hücrelerinden oluşur.

Kaynak : Cell Death Differ 2007;14:1851-9

 

 

 

  • Klinik Uygulama

Serebral palsi de otolog kordon kanı kaynaklı kök hücre uygulaması

Serebral palsi (CP) vakalarının % 70’inin etiyolojisi bilinmemektedir. Serebral palsili çocukların % 20’sinde prematürite doğum, perinatal travma veya beyin hipoksisiyle ilişkili olabildiği, diğer sebepler arasında fetal yaşamda ortaya çıkan enfeksiyonlar ve kusurlar olduğu düşünülmektedir. Serabral palsi de otolog kordon kanı başarılı bir şekilde uygulanabilmektedir.

  • Serebral palsi’de klinik araştırmaları durumu

Klinik araştırma sonuçları son durum:

Artan miktarda kanıt, kordon kanının  serebral palsi tedavisinde kullanılabileceğini göstermektedir. Klinik çalışmalarla (bir meta-analiz de dahil olmak üzere, 328 katılımcı içeren klinik çalışmalar) hem otolog hem de allojenik protokollerde kordon kanı  uygulamasının emniyeti ve etkinliği doğrulanmıştır. Şu anda, hipoksik-iskemik ensefalopati veya serebral tanılı çocuklarda otolog göbek kordon kanının kullanımını değerlendiren dokuz klinik çalışma  devam etmektedir. Bu çalışmalarda değerlendirilen toplam hasta sayısı 2500 hastayı aşmaktadır.

Kaynak: Int. J. Mol. Sci. 2019, 20, 2433;

 

Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi

Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi

Nikoloz 8 yaşında Gürcüstanlı bir çocuk. Annesi Nikoloz’un doğumu sırasında kordon kanını Tiblis’te bulunan bir kordon kanı bankasında saklatmış. Ailenin, kordon kanını saklatmak için özel bir sebebi olmamasına rağmen, kadın doğum hekiminin tavsiyesine üzerine kordon kanı saklatmaya ikna olmuşlar.

Doğumun üzerinden iki yıl geçtikten sonra aile, çocuğun gelişiminde bir şeylerin yolunda gitmediğini farketmeye başlar: Sıklıkla duygu patlaması yaşıyor, tek bir kelime konuşmuyor, dikkati çok zayıf, diğer çocuklarla iletişim kurmuyor ve en ufak ilgi göstermiyordu. Üçüncü yaşında Nikoloz’a çocukluk otizmi teşhisi kondu.

Kordon kanıyla otizm tedavisi

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), yaşamın erken evresinde ortaya çıkan nöro-gelişimsel durumdur. Sosyal iletişimde bozukluk, tekrarlayan davranışlar, ilgi ve aktivitelerin kısıtlı olması tipik otizm davranışlarıdır. Otizmin nedenleri heterojendir; bazen genetik bir yatkınlık vardır bazı zamanlarda ise çevresel maruziyetlerden kaynaklanabilir. Araştırmalar otizmli hastaların beyin morfolojilerinde ve aktivitelerinde bazı farklılıklar olduğunu gösteriyor ancak ne ilaç ne de davranışsal terapi hastalığı tedavi edemiyor.

kordon kanı, kordon kanı bankası, otolog kordon kanı, otizm tedavisi, kordon kanı ile otizm tedavisi

Kordon kanı ise sahneye 2016’da Nikoloz’un ebeveynleri, bir çocuğun kendi kordon kanının otizm belirtilerini hafifletebileceğini öğrendikleri bir tıbbi TV bir programı izlediklerinde çıktı. Hemen Nikoloz’un kanını saklattıkları kordon kanı bankası ile temasa geçtiler ve Gürcistan’daki tedavi seçenekleri hakkında bilgi aldılar.

ABD’de bulunan Hastalık Korunma ve Kontrol merkezleri ( The Centers for Disease Control and Prevention ) nisan 2018 tarihinde OSB’nin yaygınlığı üzerine yeni bir rapor yayınladı. Kurumun gözlemine göre her 59 çocuktan ( erkeklerde 37, kızlarda 151) biri OSB sahibi. Tanı oranları, daha varlıklı ve daha iyi okullara sahip olan bölgelerde daha yüksektir, bu da ASD’nin tanısal kaynaklara daha az erişimi olan topluluklarda yetersiz teşhis edildiğini düşündürmektedir. Daha önceki bir çalışmada ASD’nin her 68 kişiden birinde, bundan beş yıl önceki çalışmadaysa her 88 çocuktan birinde görüldüğü raporlanmış. Ailelerin ve eğitimcilerin ASD bilinci arttıkça, tanı koyulan çocukların oranı sürekli artıyor gibi görünüyor.

Otizmli bireylerin bakım giderleri yüksek. ABD’de otizm sivil toplum kuruluşu olan Autism Speaks’a göre ABD’de yaşan bir otizmlinin bakımının yaşam boyu maliyeti 1.4 milyon dolar civarında. Otizme zihinsel sakatlık da eşlik ettiğinde bu rakam 2.4 milyon doları buluyor. Otizm spektrum bozukluğu sahibi bireylerin %40’a yakını zihinsel engelli. Otizm teşhisi konduktan sonra, Nikoloz Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) tedavisi aldı. Bu, otizmli çocuklara, iletişim becerisinden başlayarak, okul davranışı, sosyal ilişkiler, kişisel bakım ve ihtiyaç duyulan teamülleri de içeren önemli yaşam becerilerini öğretmek için geliştirilmiş yoğun bir eğitim programıdır.
Ancak, Nicoloz ABA’nın yardımıyla sadece küçük ilerleme kaydetti ve sadece üç kelimeyi doğru olarak konuşabiliyordu.

Kordon kanı ise sahneye 2016’da Nikoloz’un ebeveynleri, bir çocuğun kendi kordon kanının otizm belirtilerini hafifletebileceğini öğrendikleri bir tıbbi TV bir programı izlediklerinde çıktı. Hemen Nikoloz’un kanını saklattıkları kordon kanı bankası ile temasa geçtiler ve Gürcistan’daki tedavi seçenekleri hakkında bilgi aldılar.

Omurilik zedelenmesi için otolog kök hücrelerin kullanıldığı bir klinik olan Tiflis’teki Mardaleishvili Tıp Merkezi, otolog kordon kanıyla çocukluk otizmini tedavi etmek için bir klinik çalışma yürütmek üzere Nikoloz’un kordon kanı bankası ile işbirliği yapmaktadır. Nikoloz çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya katılan çocuklara, 6 aylık aralarla ayrılan kendi kordon kanı kök hücreleri üç kez intratekal enjeksiyonla uyguladındı.

İntratekal enjeksiyon işlemi; kök hücreleri doğrudan doğruya, beyin ve omurilik etrafında dolaşan beyin omurilik sıvısına (BOS) omuriliğin omurları arasından bir iğne geçirerek zerk etme işlemidir.. İntratekal enjeksiyon, beyne hücre tedavisi için bir çok avantaja sahiptir. Bu yöntem, kan beyin bariyerini baypas eder ve BOS’un gereken her yerindeki hücrelere (korteksin, beyincik ve limbik sistemin her bölümüne) ulaşmasını sağlar, çünkü BOS, beyin ve omurilik boyunca uzanan subaraknoid boşlukta sürekli dolaşımdadır. Bu nedenle, nakledilen tüm hücreler hasarlı bölgelere ulaşır ve nihayetinde, daha güçlü parakrin etkileri meydana getirebilir. Karşılaştırma açısından, kök hücreler damar içi enjekte edildiğinde hücrelerin çoğu akciğer, dalak ve karaciğerde süzülür, ancak kalan hücreler kan-beyin bariyerine varabilir. Beyne ulaşabilen hücrelerin sayısı tedavinin başarı şansı açısından kritiktir. Kordon kanı bankası müşterilerinin kordon kanı kök hücrelerini dört cryoviyal içinde saklar. Bu hastalara bir kaç kez nakli mümkün kılıyor.

Otizm kök hücre tedavisi Türkiye

Otizm tedavisi için belirlenmiş bir minimum hücre sayısı yoktur. Çalışmadaki her çocuk için kullanılan dozun büyüklüğü, depolanan kordon kanında bulunan hücre sayısına bağlıydı. Çocukların tedaviye cevabı Vineland Uyarlanabilir Davranış Ölçeği-II (Vineland Adaptive Behavior Scale-II ADOS-2) kullanılarak izlenmiştir. Bugüne kadar, bu çalışma, enjeksiyon başına 68 milyon çekirdekli hücre kadar düşük hücre dozlarının etkili olduğunu göstermiştir.

Nikoloz, kordon kanından izole edilen kök hücrelerle iki enjeksiyondan sonra belirgin iyileşme gösterdi. Onun kelime dağarcığı şimdiye kadar büyük ölçüde arttı, hemen hemen her kelimeyi konuşabiliyor ve kısa cümleler kurarak iletişim kurabiliyor. Okuyabiliyor, yazabiliyor, resim yapabiliyor, ve aritmetik problemleri çözebiliyor. Davranışları da gelişti ve nihayetinde artık öfkeli biri değil ve duygusal patlamalar yaşamıyor.

Otizm kök hücre tedavisi yaptıranlar

Nicoloz şimdilerde normal bir okula gidiyor. Nikoloz’un ebeveynleri çocuklarının tedavi ve eğitim sürecine her zaman içtenlikle dahil oldular. Şimdi, oğullarının durumunun iyileştirilmesi nedeniyle adeta bir tür mucize gerçekleşmiş gibi hissediyorlar. Aslında, kendi mucizelerini Nikoloz’un kordon kanını saklatma’ya karar vererek yıllar önce kendileri gerçekleştirdiler.

Kaynak: Gocha Shatirishvili, MD PhD

Search

+
WhatsApp chat