Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi

Otolog Kordon Kanıyla Otizm Tedavisi – Nikoloz’un Hikayesi

Nikoloz 8 yaşında Gürcüstanlı bir çocuk. Annesi Nikoloz’un doğumu sırasında kordon kanını Tiblis’te bulunan bir kordon kanı bankasında saklatmış. Ailenin, kordon kanını saklatmak için özel bir sebebi olmamasına rağmen, kadın doğum hekiminin tavsiyesine üzerine kordon kanı saklatmaya ikna olmuşlar.

Doğumun üzerinden iki yıl geçtikten sonra aile, çocuğun gelişiminde bir şeylerin yolunda gitmediğini farketmeye başlar: Sıklıkla duygu patlaması yaşıyor, tek bir kelime konuşmuyor, dikkati çok zayıf, diğer çocuklarla iletişim kurmuyor ve en ufak ilgi göstermiyordu. Üçüncü yaşında Nikoloz’a çocukluk otizmi teşhisi kondu.

Kordon kanıyla otizm tedavisi

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), yaşamın erken evresinde ortaya çıkan nöro-gelişimsel durumdur. Sosyal iletişimde bozukluk, tekrarlayan davranışlar, ilgi ve aktivitelerin kısıtlı olması tipik otizm davranışlarıdır. Otizmin nedenleri heterojendir; bazen genetik bir yatkınlık vardır bazı zamanlarda ise çevresel maruziyetlerden kaynaklanabilir. Araştırmalar otizmli hastaların beyin morfolojilerinde ve aktivitelerinde bazı farklılıklar olduğunu gösteriyor ancak ne ilaç ne de davranışsal terapi hastalığı tedavi edemiyor.

kordon kanı, kordon kanı bankası, otolog kordon kanı, otizm tedavisi, kordon kanı ile otizm tedavisi

Kordon kanı ise sahneye 2016’da Nikoloz’un ebeveynleri, bir çocuğun kendi kordon kanının otizm belirtilerini hafifletebileceğini öğrendikleri bir tıbbi TV bir programı izlediklerinde çıktı. Hemen Nikoloz’un kanını saklattıkları kordon kanı bankası ile temasa geçtiler ve Gürcistan’daki tedavi seçenekleri hakkında bilgi aldılar.

ABD’de bulunan Hastalık Korunma ve Kontrol merkezleri ( The Centers for Disease Control and Prevention ) nisan 2018 tarihinde OSB’nin yaygınlığı üzerine yeni bir rapor yayınladı. Kurumun gözlemine göre her 59 çocuktan ( erkeklerde 37, kızlarda 151) biri OSB sahibi. Tanı oranları, daha varlıklı ve daha iyi okullara sahip olan bölgelerde daha yüksektir, bu da ASD’nin tanısal kaynaklara daha az erişimi olan topluluklarda yetersiz teşhis edildiğini düşündürmektedir. Daha önceki bir çalışmada ASD’nin her 68 kişiden birinde, bundan beş yıl önceki çalışmadaysa her 88 çocuktan birinde görüldüğü raporlanmış. Ailelerin ve eğitimcilerin ASD bilinci arttıkça, tanı koyulan çocukların oranı sürekli artıyor gibi görünüyor.

Otizmli bireylerin bakım giderleri yüksek. ABD’de otizm sivil toplum kuruluşu olan Autism Speaks’a göre ABD’de yaşan bir otizmlinin bakımının yaşam boyu maliyeti 1.4 milyon dolar civarında. Otizme zihinsel sakatlık da eşlik ettiğinde bu rakam 2.4 milyon doları buluyor. Otizm spektrum bozukluğu sahibi bireylerin %40’a yakını zihinsel engelli. Otizm teşhisi konduktan sonra, Nikoloz Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) tedavisi aldı. Bu, otizmli çocuklara, iletişim becerisinden başlayarak, okul davranışı, sosyal ilişkiler, kişisel bakım ve ihtiyaç duyulan teamülleri de içeren önemli yaşam becerilerini öğretmek için geliştirilmiş yoğun bir eğitim programıdır.
Ancak, Nicoloz ABA’nın yardımıyla sadece küçük ilerleme kaydetti ve sadece üç kelimeyi doğru olarak konuşabiliyordu.

Kordon kanı ise sahneye 2016’da Nikoloz’un ebeveynleri, bir çocuğun kendi kordon kanının otizm belirtilerini hafifletebileceğini öğrendikleri bir tıbbi TV bir programı izlediklerinde çıktı. Hemen Nikoloz’un kanını saklattıkları kordon kanı bankası ile temasa geçtiler ve Gürcistan’daki tedavi seçenekleri hakkında bilgi aldılar.

Omurilik zedelenmesi için otolog kök hücrelerin kullanıldığı bir klinik olan Tiflis’teki Mardaleishvili Tıp Merkezi, otolog kordon kanıyla çocukluk otizmini tedavi etmek için bir klinik çalışma yürütmek üzere Nikoloz’un kordon kanı bankası ile işbirliği yapmaktadır. Nikoloz çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya katılan çocuklara, 6 aylık aralarla ayrılan kendi kordon kanı kök hücreleri üç kez intratekal enjeksiyonla uyguladındı.

İntratekal enjeksiyon işlemi; kök hücreleri doğrudan doğruya, beyin ve omurilik etrafında dolaşan beyin omurilik sıvısına (BOS) omuriliğin omurları arasından bir iğne geçirerek zerk etme işlemidir.. İntratekal enjeksiyon, beyne hücre tedavisi için bir çok avantaja sahiptir. Bu yöntem, kan beyin bariyerini baypas eder ve BOS’un gereken her yerindeki hücrelere (korteksin, beyincik ve limbik sistemin her bölümüne) ulaşmasını sağlar, çünkü BOS, beyin ve omurilik boyunca uzanan subaraknoid boşlukta sürekli dolaşımdadır. Bu nedenle, nakledilen tüm hücreler hasarlı bölgelere ulaşır ve nihayetinde, daha güçlü parakrin etkileri meydana getirebilir. Karşılaştırma açısından, kök hücreler damar içi enjekte edildiğinde hücrelerin çoğu akciğer, dalak ve karaciğerde süzülür, ancak kalan hücreler kan-beyin bariyerine varabilir. Beyne ulaşabilen hücrelerin sayısı tedavinin başarı şansı açısından kritiktir. Kordon kanı bankası müşterilerinin kordon kanı kök hücrelerini dört cryoviyal içinde saklar. Bu hastalara bir kaç kez nakli mümkün kılıyor.

Otizm kök hücre tedavisi Türkiye

Otizm tedavisi için belirlenmiş bir minimum hücre sayısı yoktur. Çalışmadaki her çocuk için kullanılan dozun büyüklüğü, depolanan kordon kanında bulunan hücre sayısına bağlıydı. Çocukların tedaviye cevabı Vineland Uyarlanabilir Davranış Ölçeği-II (Vineland Adaptive Behavior Scale-II ADOS-2) kullanılarak izlenmiştir. Bugüne kadar, bu çalışma, enjeksiyon başına 68 milyon çekirdekli hücre kadar düşük hücre dozlarının etkili olduğunu göstermiştir.

Nikoloz, kordon kanından izole edilen kök hücrelerle iki enjeksiyondan sonra belirgin iyileşme gösterdi. Onun kelime dağarcığı şimdiye kadar büyük ölçüde arttı, hemen hemen her kelimeyi konuşabiliyor ve kısa cümleler kurarak iletişim kurabiliyor. Okuyabiliyor, yazabiliyor, resim yapabiliyor, ve aritmetik problemleri çözebiliyor. Davranışları da gelişti ve nihayetinde artık öfkeli biri değil ve duygusal patlamalar yaşamıyor.

Otizm kök hücre tedavisi yaptıranlar

Nicoloz şimdilerde normal bir okula gidiyor. Nikoloz’un ebeveynleri çocuklarının tedavi ve eğitim sürecine her zaman içtenlikle dahil oldular. Şimdi, oğullarının durumunun iyileştirilmesi nedeniyle adeta bir tür mucize gerçekleşmiş gibi hissediyorlar. Aslında, kendi mucizelerini Nikoloz’un kordon kanını saklatma’ya karar vererek yıllar önce kendileri gerçekleştirdiler.

Kaynak: Gocha Shatirishvili, MD PhD

Search

+
WhatsApp chat